26 Şubat 2008 Salı

BAYRAMDA

Benim cocukluğumda bayram sevincini ailedeki büyükler yaşardı daha cok.
Biz cocuklar ise izlerdik. Büyükler özenir titizlenirdi böyle günlerde.
Dakikalar süren provaların sonucunda yeni elbiselerimiz olurdu üstümüzde.
Neden her bayram yeni elbise. Eskisini daha cok severdim.
Yeni ayakkabilarımla alamayan arkadaşlarımın yanına ezik giderdim.
İlk fırsatta eskilerine bürünürdüm yine.
Ve yine ben istemeden, hatta heves bile edememişken Nacar saat alınırdı.
Kayıpmı oldu?.. yine bir nacar saat alınırdı.
Heves edilmeden kola takılıveren bilezik.
Oysa ben cocuk olmaktan cıkmak istemiyorum ki.
Ben top koştururken, ağaç tepelerinde, harman yerinde zaten mutluydum.
Özgürdüm.
Benim hediyelerim ailemin sevgisi ve arkadaşlarımdı.
Hala bilezik, saat kullanmıyorum. Fazla üst baş istemiyorum.
Formalite sevmiyorum Bugün oğlum bir ceket begendi aldım.
Zorla ikinci rengini de aldım. Sürekli bozulan saatini tamir ettirip ettirip takıyor.
Almak istiyorum, aldırmıyor. Yoksa ben bana yapılanımı yapmaya başladım.
Yarın bayramın ikinci günü.
Abim tüm, eşi, meslek sahibi üç çocuğu, damadı , torununu bir araya getirip
Bursadan İzmite Anne babasının elini öpmeye gidecek.
Eş zamanlı olarak ben de oğlumla oradayız.
Eller öpülecek, resimler çekilecek, şamatalar yapılacak,
mamalar yenilecek (onları her bayram ben yapıyorum ),
sonlara doğru herkese harçlık verilecek.
Bugün herkesin harçlıklarını parlak kağıtlara paket yaptım, saçaklı
süsler yapıştırdım, gümüş tepsiye dizdim, Büfede yarına hazır durumdalar.
Oğlum dediki
- sen bunlarla neden böyle uğraşıyorsun.
- İlerde bu sahneler belleklerinizde bir anı olarak kalır ..iyi oluR.
gerçeği anlıyorum bEN çocukluğumda seyrettiğim büyüklerden olmuşum.
Oğullar gelinler torunlar pohpohlanıyor, iltifatlar ediliyor, hediyeler veriliyor,
şamata gürültü kaynaşma..arada patavatsızlıklar ediliyor, torunlar vaziyeti kurtarıyor, Eskimiş kulaklar lafları kaçırıyor, arada sarılışmalar merak uyandırıyor,
Bazen enseye vurmanın ölçüsü kaçıyor, sıcak oldu diye çamlar açılıyor.
Kapıyı çalıp gelen komşular pek de kalabalıkmışsınız diye geri dönmek istiyorlar
ama adımlar içeri girmiş bir kere. Arka odalara doğru bir devinim başlıyor.
Evin içinde herşey hareket halinde. Herşey ayrı bir frekans ve
rezonansta hareket ediyor ve ses cıkarıyor .
Bunları anlatırken aklıma mutfak geldi.
Gidim iki çeşit daha börek yapiyim. Bir de hazım ilaçı atmayı
unutmiyim cantaya.
Biz de böyle oluyor artık bayramlar.
İyi bayramlar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı