27 Şubat 2008 Çarşamba

TÜYAPA GİTMELİYİM

Yarın istanbula gitmek istiyorum..Haberlere bakarsam yola cıkmamam lazım.
Seller heyelanlar kapkaçlar kazalar..Az önce İstanbuldaki bir arkadaşım dediki..
burada sel mel yok, şemsiye bile açmadık.
Bir arkadaş ise daha önce felaket fırtınadan bahsetmişti. haberler ise böyle..filan
..ailem gitmemem hakkında ambargo koydu nerdeyse. Ne oluyoruz ya..
Ben giderim arkadaş. Kendi bildiğim en doğru olandır.
Binerim otobusume. hareket ettikten sonra artık aklıma gelmez geride olanlar.
Silinir problemler endişeler. G
arip bir terapisi bir olur bende dönen otobüs tekerleklerinin.
Her tekerlek dönüşü uzaklaştırır, unutturur, iyileştirir beni.

Ama trenler için için aynı şeyi söyleyemem. Tam tersi hüzün verir trenler.
Hele giden bir trene hiç bakamam.
Baktığım zaman içinde hüzünlü ayrılışlar, buruk duygular,
yarım kavuşmalar, mechul sonlar görürürüm.
Neden trenlerin sesleri o dar acıklıdır. Sanki bir cığlığı anlatır.
İçimden bir parça kopar o anda.
Ardından tekerlerin acımasız sesi sanki kamçılanan atın canhıraş
koşu tutturması gibi yüreğimde hissettirir nal seslerini.

İstanbula gitmek istiyorum ama trensiz.
Söyleyin havaya yağmasın. Islanmayı üşümeyi sevmem.
Dere mere taşmasın, heyelan olmasın.
Söyleyin havaya beni korkutmasın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı