8 Mart 2008 Cumartesi

ŞAŞKIN

Köyden indim şehire hallerini seviyorum ben.
İstanbula gidince kendimi sehrin büyüsüne salıyorum. Her şeye hayran kalıyorum. Simitçilere balıkcılara manavlara plazalara isiklara güzelim bogaza, İstanbul siluetine. Yüzümde hep güleç hayran ve hep bir şaşkın ifade.
Biliyorum biraz safça ve biraz şalakça bir durum. Özellikle değiştirmiyorum.
Yanımda bir arkadaş. Etrafta beni duyan kimse yokmuş gibi saf bir muhabbet.
Vapurdaki kanıksamış, kabuklu maskeli insanlarla kontras bir durum.
Derken İstanbulda yaşayan, İstanbulu özümsemiş diğer arkadaşla buluşuyoruz.
Bu hallerimizle ilk defa karşılaşıyor şaşırıyor.
Hep birlikte yürüyoruz ama - yel yepelek yelken kürek- Yaka bagır açık.
Bir saga bir sola hayran takılmaktan geride kalıyoruz.
- hadi yürüyün ya ne bu haliniz diyor.
Oysa ne tatlı bir kişilik hali bu. Şabalak şabalak bakınıyoruz işte.
Gittiğimiz yerde düzeltiriz kendimi. Takınırız karizmamızı.
Burnumuzdan kıl bile aldırmayız evvellallah.
Neyse kendimize binbeşyüz hava bastık. Tüyap Sanat Fuarındayız.
Çok güzel. Arkadaşımda katılmış. Grafik bölümünde birlikte okumuştuk. Süper Güzel çalışmış. Adı Seyhan Demir. Kankam benim. Gez gez bak bak yorulduk.
Son salonu zor gezdik. Kitap fuarı indirimleri de gözüme az geldi.
Şehrin tüm ilk okulları o gün içinmi anlaşmışlar nedir minikler resmi geçidi gibi idi.
Onların öğretmenlerini sabır sevgi ve becerilerinden dolayı ayakta alkışlıyorum cidden. Arkadaşım bizi Beşiktaş'ta bıraktı.
Oranın bir Sultanahmet Koftecisi vardır. Tok bile olsanız mutlaka uğrayın .
Çıkınca koşede bir de lokmacı vardır. Alır ayakta sokak kenarında yersin. MMMmıh..doyum olmaz. Bir de Yedi Sekiz Hasan Paşa Kurabiye Fırını.
Tarihidir. Oradan her seferinde babamla anneme alırım. Israrla ısmarlar ve beklerler.
Siz de bir kere alın bakın. Çok güzeldir.
Üsküdara, oradan da hareme otobüse geçtik., bu arada arkadaşın alışveriş torbası patlamazmı. Gene şabalaka döndük. İii.. kimi kucakta kimi kolda parmakta küçük küçük torbalarla döndük İzmite gece olmuştu.
Evde benim aldığım kurabiyeler poşetlerden çıkmadı. Nassı yani..şok ben
Anne baba onu bekliyor dört gözle.Aldım.. getiriyorum demiştim onlara off yaa..
kırk yılda bir kurabiye ile nostalji yapacaklardı evlerinde
Aynısını yapamasam da benzerini yaptım akşamdan
Hemen anladılar bunlar onlar değil. ama gerçeği söylemedim tabi.
Üstelemediler Nerde bıraktığımı bile bilmiyorum ki..
bu İstanbul beni kalıcı şabalak yaptı galiba.
İyiki hayatım orda geçmiyor.
İyiki izmitteyim.. D.derede Köyümdeyim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı