12 Mart 2008 Çarşamba

Ben çok eskiden

Telaşım yok bugün. Bir rahatlık bir rehavet içindeyim.
Beynim de kendini gezdiriyor geçmişte. Aheste takılıyoruz ikimizde.
Arkadaşım bir yazı yollamış.
Yavaşlayınki ruhunuz; bedeniniz ve beyninizle ahenk kurabilsin gibi bir şeydi.
Sanırım ruhum arkadaşları ile buluştu. Düşüncelerim daldan dala konuyor.
Geçmişte geziyorum. Tüm mutlu fragmanları seyrediyorum.
Sanırım 6 ile 12 yaş arasında gezip durdum.
Köpeğimizin eve ilk geldigi gün..cocukluktaki yaramazlıklarımız..ilk ördek,ilk muhabbet kuşu..ilk tavşan..ilk horoz..ilk kaplumbağa,,ilk ve son hamstarlar.
Kumsala sıra sıra cukurlar açardık, sonra üzerlerini ince cubuklar gazete kagıtları ve ince kumla kapatırdık. Akşam işten eve takım elbise ve filelerle yorgun argın dönen babalarımız o su dolu cukurlara makosenleri ile dalıp cıktıkca uzaktan yerlere yatardık. Ne eğlence ama :(
Siyah bir hortumu yılan uzunluğunda kesip ucuna misina bağlayıp gece bayanların geçtiği yolda hareket ettirerek panik yaratırdık.
İki arkadaş bir kişiymişiz gibi siyah bir kaftana girer, iki başlı cin gibi dedesini namaz kılarken korkutup ..bir de üstelik diz çöktürüp.. işlediği günahlar için yalvartmıştık. :(
Ruh çağırırdık.Bir gün arşimed gelmişti heyecan yapmıştık Türkçeyi nerden biliyor diye. ?
Kalın kabuk mandalinanın kabuğunu dikkatlice sıyırıp, içine kısa bir mum yakıp.. yanan bir top fener gibi gece ana yolun ortasına bırakırdık. Son sürat gelen koca kamyonların bu ne ki diye hız kesip etrafından dolanmalarına yada soförün inip bakmasına gülerdik. Komsuların şemsiyelerini annem istedi diye toplayıp.. paraşüt görevi görürmü acaba diye balkonlardan atlamıştık .. sonra kırık yamuk teslim etmiştik sahiplerine. Hepimiz anneleri birbine küsmüştü şemsiyeler kırık verilince..sonra foyamız cıktı tabii.
Lojmanda oturuyorduk. Memurlar gittikten sonra gizli kapıdan o resmi daireye girer içerde cirit atardık. Görevlinin saat kurma vaktini ayarlar ,hiç yakalanmazdık ama bir gün 15 cocuk herşeye merakla bakarken nereye bastıksak birden alarm zilleri çalmaya başladı. 15 dakika boyunca nerden kapatılır diye içerde herşeye bastık, alarm sustuğunda bir oh çektik. Bekçi ise uzaktaki klübesinde herşeyden habersiz oturuyordu.
Benim zamanımda tek tip cocuk vardı. Kendisini meşgul edebilmek için çabalayan cocuk.
Kurs kültürü yoktu. Bilgisayar oyunları..internet cafeler..çeşit çeşit sinemalar yoktu.. selpak mendil bile yoktu. Şampuan ve Deodorantların olmadığı bir dönem.. Anne ve anneanne dönemi. Naylon ilk cıktığında kral muamelesi görüyordu. O yüzden plastik bebekler Vakko kazak fiyatına idi.
Radyo devrinin görmemiş nesillerindenim ben. Teyp, pikap şımarığıydık..
tv şaşkınıydık. Fotoğraf makinası.. video kullanma özürlüsüydük.
Çoğumuz Teknoloji korkağıyız.. Cep telefonlarımızı bile bozarsam diye keşfetmekten çoğumuz korkarız. Düşündüm İyiki bugünleri gördüm..
iyiki ortacağda yaşamadım.
İyiki çocuğum bu çağda doğdu (beni kendine çekiyor)
Ben ne kadar çağ dışı bir cocukluk geçirmişim. Ne cok gün ziyan olmuş..
işlenmemiş bir kaya olarak uyumusum o zamanlar.
ysa bugunun imkanlarına sahip bir cocuk olarak yetişse imişim..
allame_i cihan olmazmıydım.
olmalımıydım..
beklide böylesi daha iyi olmuştur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı