22 Ekim 2008 Çarşamba

KULAK

Ben bugun Kulak Boğaz doktoruna gittim.Agustostan beri kulagımdaki soruna ancak vakit buldumBu yaz yine her zaman gittiğimiz yazlıktaydık. Tek başına eski bir ev..Ama babam içininin ve dışının tamirine izin vermiyor. Ne yapıyor ne yaptırıyor. Böylece evin içine rahmetli ninemin ve dedemin sinen hatıraları bizim cocukluk anılarımız kavgalarımız sevinçlerimiz ..acı tatlı günlerimizle birlikte hem geçmişte hem de bugun de yaşıyoruz. Kış boyunca hayatını kıt kanaat geçiren sokak kedisi, bizim eve gelmemizle.. yeni yavruları ile birlikte bahçedeki yerini alıyor. Her sene balkondaki aynı yuvaya gelen kırlangıç kuşları bir muddet sonra bize alışıyor. Mis gibi deniz havası.. güller coşmuş..meyvalardan dallar eğiliyor...Bu evde insan kendini daha iyi tanıma fırsatı buluyor. Sabrınızın, direncinizin, hoşgörünüzün sınırlarını daha iyi anlayıp pratik zekanızı geliştirebiliyorsunuz...Sanki doğal ortam insanı adam ediyor.Burada çok mutlu da olunabilir ..çok mutsuz da.Mutlu olmayı tercih ettim. Şunun şurasında 2 ay kalacagım neden kendime zehir ediyim.. herşey olduğu kadar dedim. Bu kararı alıncaya kadar zaten. Ve akabinde mutluluklar peşinizi bırakmıyor inanın.Doğa okadar temizki diyorsun bütün börtü böceklerin de temiz olması gerekir bu durumda. sinekten tiksinmiyorsun, yarasadan korkmuyorsun. Karpuza gelen bal arısını kovmuyorsun.
Bu sene evin içindeki duvar kertenkeleleri artmış. Gündüz saklanıyorlar gece avlanmaya cıkıyorlar . O kadar şeffaflar ki..içorganları farkediliyor. Sanırım gece iyi görebilmek için gözleri üzüm üzüm bakıyor. Patlatıyorum flaşı gözlerine gece körü olup bir müddet hareket edemiyorlar . Ben de her yanlarının fotografını çekiyorum rahat rahat :) Parmak uçları paletli :)
Bir sabah uyandığımda tek gözümü açamadım. Şişmiş..odamda yaşayan kertenkeleden şüphelendim. Belki patlattığım flaşın öçünü almak istedi. Ya da çok susadı. " gidilirmi şimdi mutfağa gece gece " deyip gözümün pınarından su içti. Kesin böyle bişiy oldu. Bu iş kertenkele işi.
Arada gece kalkıp ışığı açtığımda duvarda bir hareketler oluyor. Uyku sersemliği ile pek anlayamıyorum. Ama başka bir uyandığım da da aynısı tekrarlanıyor. Benim kertenkeleyi kaçarken görüyorum ama etrafında da bir şeyler daha kaçıyor sanki. Meğer yavruları varmış. ama duvar renginde oldukları için bir cisimden cok toz bulutu gibi hareket ediyorlar. İlginç
Yoruluyorum. Başım yastığa deger değmez uyuyorum.
Sikayet etmek yok..Burası sınandığım yer. Böyle düşününce daha gayretli oluyorum.Evde yapacak o kadar cok şey varki.*Yarın termosifon için balta ile iri odunları inceltmem lazım biraz.*Babamın odasında küf kokusu varmış onun kaynagını bulup gidermem lazım*Pencerelere sinek teli çakmalıyım. Çakarım*Bahçedeki kedilere hazır kedi maması alırsam sabah iki ayağım bir pabuca girmez.*Şurada iki ay için düdüklü tencere alınmaz..ama iki gözlü ocakta uzun pişiyorlar. olsun.*Bazı yerlerde sıvalar dökülmüş..babam yapmadan ben sıvamalıyım kalbi yorulmasın.*Bulaşıkları annemden önce ben yıkamalıyım. deterjan koymayı unutuğunu söylersen alınıyor.*Pencerelere çicekler lazım çarşıdan..bahçeye de gübreleme çapalama lazım.*Denize ne zaman girecegim*Bir ara internet cafeye gidebilsem.*Ziyaretler de gerekir.*Temizlik hiç bitmez.*Otomatik çamaşır makinası da yokki burada..makinayı alsam koyacak yer yok..tesisat yok. Ben de kimini yıkarım ..kimini atarım. :) hiçbirşey bozamaz keyfimi. Sonunda olacagı buydu hahahhah* Bi de yazlık seyrü sefer defteri yapacagım.Her gelen yazsın birşeyler Annemle babamı balkonda otururken gören geliyor..ellerini öpüyorlar..tanımadığım insanlar bunlar..hep görüyorlarmış.. cok seviyorlarmış..kalmamış böyle kimse..vs..vs..türbe gibimi desemm..tüğbe..töğbee. yatır gibi mii.. Onlarla yalnız bırakıp işimi de yapamıyorum..babam agır işitiyor sıkılıyor..annem cok sevinip misafiri lafa tutuyor..oturtuyor..olan bana oluyor..işler deniz arkadaşlar yine yarınlara kalıyor. O tip bir yarın da gelemiyor hiç.* Kapıya gelen pazarlamacılar ise ayrı bir konu. Bu sayede 5 adet nevresim takımız.. bir adet ultraviye ışınlı titreşim cihazımız olmuş iyimi.. benim savuşturduklarımdan allah korumuş.*Belediye her semte kuvvetli hoparlörler koymuş. Her dakika bagırtıyorlar. Hale gelen balık çeşitlerinden .. vefat ilanlarına ..uç mahalledeki yanliş yere parkeden arabanın plakası..selalar..ezanlarla.. belediye ilanları..vs.radyo yazlık FM gibi
Ne yazacakken ne anlatmaya başladım.. Abarrtım diymi..bunlar ne ki.yaparsın biter . eskiden otomatik makinalarmı varmış..iş yapmak zevkmiş.. bende öyle yaparmış gibi göründüm . araya arkadaşlarımı sıkıştırdım..iki arada bir derede bir iki sayfa okudum..yorgunluktan yattığım yatagın rahatsızlığını anlamadım..radyo kulağımda uyudum..Uyudum deyince aklıma geldi.
Bir gece uyuyorum. rüyamda kulağımda bir şey kıpırdıyor. Ama ruya değilmiş.. gerçekten kıpırdıyor.. Saçımdır diye düşünüyorum. gözlerimi açmadan elimle çekiyorum saçlarımı sözde.Ama kıpırtı devam ediyor.. hareket ediyor. kulagımın içinde kertenkele yavrusu adımları ..dolanmaları hissediyorum. Öyle cok uykum varki .. telaşa da gerek yok zaten..girmişse girmiştir..ama değildir yaaa.. yine dalmışım derin uykuya. Sabah kalktığımda hatırlıdım bu olayı.Kulağımda gerçekten de bir parça hissediyorum..kıpırtı yok. :) yapıştı herhalde diyorum zamk gibi.
işler çok. kahvaltıyı da hazırla.. annelerin ilaçlarını da ayarla..kedileri de doyur..telefona bak kapıya bak...pazara ..bankaya..ödemelere..badana konusu aklımda.. kulagımla ilgilenemiyorum.
Kulagım azarı işitmiş cocuk gibi pısıyor.. bir boşluğumu bulduğunda ağlıyor.. iş telaşım onu hemen susturuyor..ta ki yazlıktan izmite dönene kadar.
Bugun doktora gittim..kertenkeleyi yavruları ile aynen anlattım. Dikkatle dinledi .-kulagımda olabilirCok ilgisini cekmiş görünüyordu.. Aklıma şimşek gibi bir şey geldi. Şimdi bu hastanenin gazetecisi varsa..Ona haber verirlerse..kulagımdan çıkan fosilleşmiş kertenkele ile gazetelerde poz poz haberlerim çıkarsa..hiç sevmem..vaz mı geçsem.Neyse dr.dan gazetelere haber olmayacagım sözünü de aldıktan sonra..Muayene oldum ama kulagımda hiçbir şey bulamadı.- Kulağınızda kertenele yok.tertemiz dedi..- Nasıl olur iki aydır kulağımda taşıdım ben onu. iyice baksaydınız kenar koşeye sıkışmış olmasın dediysem de aranan yaratık kulağımda bulunamadı :)-Bol bol sakız çiğneyin. balon şişirin tavsiyesi ile bir Diş doktoruna görünmemi önerdi.
Görünmesine görüneyim de o kertenkele kulagımdan dişime nasıl geçmiş olabilir. Ya orada da yakalayamazsak :)
Galiba bu yazlık bana iyi gelmedi.

2 yorum:

  1. Bu yazıyı okuyan ve seni tanımayan biri, bir anı mı yoksa kurmaca bir öykü mü anlamayabilir. Bir insan bu denli pozitif nasıl olabilir?

    Ben bu yazıyı kimin yazdığını bilmeden okusam, hemen Dilek yazmış diyebilirdim. Çünkü tanıyanlar eşin olmadığını bilirler. Bu Dilek'tir gerçekten.
    Eşsiz arkadaşım...
    Sevgiler,
    Vildan

    YanıtlaSil
  2. vildancığımm..bu övgüne layıkmıyım gerçekten..cok teşekkür ederim ama bence bu senin güzel bakış açınla ilgili..iyiki varsın varsın arkadaşım.
    Sevgiler
    Dilek

    YanıtlaSil

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı