9 Ekim 2009 Cuma

Hep merak ederim . İki 70 lik arkadaş bir araya gelince ne konuşurlar.
Platonik aşklarından ilk sevgililerinden, sırlarından bahsederlermi.
Yoksa ayıp mı gelir. Paylaşmak istemezlermi..
mezara gitmeden önce itiraf edecekleri fırsatları cesaretleri olurmu.
itiraf etmelilermi ..etmemelilermidir. Hangisi hayırlısıdır geride kalanlar için.
Neye pişmanlık duyarlar.. neye özlem çekerler. bence onları konuşturmak deşmek didiklemek, yüreklendirmek gerekir.
Babam ve annem yıllar yıllar sonra birbirlerine sevgi sözcüklerini sıralamaya başladılar.
Eskiden evin yaşlılarının arasında , cocuklarının yanında ayıp sayılırdı.
Şimdilerde ise eski günlerin acısını çıkarıyorlar
Babam annemi bir gün kebapçıya götürmüş.
O zamanlar biri 80 digeri 85 yaşında
Kebapların gelmesi gecikince vakit geçsin diye babamın aklına
bir fikir gelmiş ve başlamış diğer masaların duyabileceği gibi konuşmaya
Anneme hitaben demişki;
- Hanımefendi sizinle özel bir şey konuşmak istiyorum.
Ben sizi çok begeniyorum. Uzun zamandır açılmak istiyordum.
Ben emekliyim . İzniniz olursa izdivacınıza talibim.
maaşım evim yazlığım var. maaşımı sizin üzerinize yaparım.
Yterki siz evet deyin. Evimi de başınıza.. ay yani üstünüze yaparım.
Bu arada annem kıkır gülüyor..gülme krizi tutmuş bir kere.İnsanlarsa şaşkın bakışlarla pür dikkat ikisini dinliyorlar.Babam ise çoşmuş bir kere kulakları agır işittiği için davudi bir sesle yayın yapmaya devam ediyor;
-Çocukları mocukları boşver. Onları düşünmüyorum.
Bundan sonra herşeyim sizin. Yeter ki siz bana evet deyin.
sizi tepeme oturtayım..ay yani başımın tacı edeyim.
Annem al al olmuş mendillerin arkasında gülmekte. İnsanlar usulcacık merdivenlerden aşagıya inip yok olmakta.Babamın laflar bittiğinde bir farketmişlerki bütün masalar boşalmış. Arada bunu ve bunun gibi muziplikleri hatırlayıp gülerler.. bizi de güldürürler.
Kendi hatıralar müzesini özenle hep canlı ve bakımlı tutarlar
Darısı tüm sevenlere:)

1 yorum:

  1. Ahh! Ben Celal Amca'yı çok iyi bilirim! Şimdi 100 yılı devirdi halen kök söktürüyor bize! Bazen seni kaçırmaya gelirim ya sinemaya ya da İstanbul'a diye... Nasıl tembihler ciddi ciddi..."Sakın geç kalmayın.. Erkeklerle konuşmayın... Hava kararmadan eve dönün!" der. Bizim de hoşumuza gider senle.. Sanki yeni yetme bir kızmışız da babamız hakkımızda endişe duyuyormuş gibi. Bu arada anneciğin de o muhteşem mor kazağı ile kıkır kıkır güler halimize:)Ne tatlılardır...

    YanıtlaSil

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı