31 Ocak 2010 Pazar

sihirli dünya


Şimdi ne oldu;
Canım çok sıkkındı..hava günlerdir çok soğuktu..sıkıntımı dağıtmaya halim yoktu.
Bütün hücrelerim, duygularım içine kapanmıştı. Ben gibi gelmiyordum bana.
Beynimin düşünme kapasitesi küçülmüş.. gözlerimin görme alanı daralmış gibi idi
kollarımda dermansızlık..midemde iştahsızlık (-ki olacak şey değil ).
Bloğumun başına geçtim bunları yazmadım tabii ama şöyle başladım.
"Galiba ben alzheimer oluyorum"
Ertesi gün arkadaşımdan telefon geldi.
_hemen hazırlan sıkı giyin seni köydeki kır evine götürmeye geliyorum
Hayır demem hiç. Denmez zaten. Telefonda bile enerjisini geçirir size :)
Bu arkadaşım var ya..süper bir insandır.. özeldir. Ama anlattırmaz.. kızar.
Var ya..Üzerimdeki ölü toprak anında silkelendi. Beş dakikada makyajım dahil hazırdım ben.
Yolda konuşuyoruz. Diyorum ki;
- Yol ters..hava buzlu. yakınlarda bir kahve içsek rahat rahat?
- ben orada yaparım sana kahve. Ocagı da yakarım. Elektrik sobası da var onu da yakarız.
-Ooo.. sana bir sürü iş. Elektrik ocagı ile idare edelim. Fazla kalmayalım. nerden çıktı oraya gitmek şimdi?
-Aman noolcak yaparım ben iki dakikada hepsini. Seni iyi görmedim. Arkadaşıma değişiklik olsun istedim iyimi :)
- Valla süpersin ..iyiki varmışsın. Hatırlıyormusun*.. fırtınalı bir günde yine oraya giderken bütün elektrikler sönmüştü, kapının önünden geri dönmek zorunda kalmıştık.
-Eveeettt.. dönüşte de kırılmış dallar çalılar dolaşıyordu yol üzerinde.. korku filmi gibiydi.
(bu arada beyin hücrelerimin açılmaya başladığını, gülmeye başladığımı, nefes aldığımı farketmeye başladım)
Giitiğimiz kır evinde kendimi bir anda bambaşka bir huzur dünyasında buldum.
Tahta tavan ve yer döşemesi insanın elektriğini yok ediyordu.
Bu oda galiba arkadaşım ve ailesinin sihirli dünyası idi.
Kenarlarda tablolar seni farklı dünyalara götürüyor
Raflarda duran kitaplar seni yanlarına davet ediyor
ve hepsi ayrı ayrı..kendi lisanları ile konuşuyorlardı.
Hiç biri, yanyana asker gibi dizili degildi.
Alıp bakılıp.. alıp karıştırılıp.. alıp koklanıp bırakılmışlardı.
kimi tahtaya dayanmış, kimi yan gelmiş yatmış.. kimi yüzyüze duruyordu.
Kesin kimse yokken aralarında hararetli sıcak koyu sohbetler oluyordu.
İnsanların dili olurdu da kitapların olmazmı..olur!.. hem de daha çok olur. :)
Bu dünyaya dalıp gitmişken arkamda bir ses duydum.
Kendimi rahat bir koltukta buldum.
Ayaklarımn altına bir puf verildi.
Mis gibi bir kahve kokusu kapladı etrafı
???
-Tanrı bu kulu rahat ettir dedi bana başka ne yapabilirim sana ? :))
???
kahvemin yanına bir sigara çakmak kondu
çitir çitir şömine yanıyor.
gülmekkten konuşamıyorum
- Kızım hangi ara yaktın bunu, ne zaman pişti kahve :))
- Ben yaparım :))
Sohbet muhabbetle geçen bir iki saatin sonunda sevgili arkadaşım
hayır dualarımla beni eve bıraktı sağolsun.
Evvel zaman içinde
Yine bir zor günümde karşımda yine bu arkadaşımı bulmuş şaşırmıştım.
Çünkü yaz,sıcak diye köydeki kır evinde kalıyorlardı.
-Canının sıkkın olduğunu duydum geldim dedi.
- evet de nerden duydun?
- msn den yurt dışındaki arkadaşımız ile(o da çok candır) ile konuşmuşsun. O aradı söyledi
- canım yaa...( hüngüüürrr..)

Diğer arkadaşlarımın haklarını da yemiyim. Hepsi özel ve anlatılası insanlardır
Ama gerçek şu ki.. Vildan'ın yeri hepimiz için çok ayrıdır.

* Bunları yazınca kendimi problemli ve sık sık arızalanan biri gibi gördüm :((
Ama öyle değilim diymi ???

5 yorum:

  1. Dilek, ben kendim için, abartma sanatında ustayımdır derim ama kardeşim sen beni cebinden çıkarırsın yani... Pes! Bu kadar mı abartılır mekanlar ve insanlar:) Okuyunca bu yazıyı ben neymişim be abi oldum, haberin ola:)Şaştım kaldım vallahi:))

    YanıtlaSil
  2. ayy..:))) Vildan vildan diye yanlış yazmışım ben diymi.. yanlışlık için özür dilerim. Sen değilsin tabiiki..ama oldu artık bir kere.
    Boşuna demiyorum "galiba ben de alzheimer oluyorum" diye.
    aa.. yüzüme vurmayın.. idare edin birazcık beni. Kızmayın. Bir daha ki sefere de seni anlatırım vildancığım. Telafi ederiz :)Sevgiler. :))

    YanıtlaSil
  3. Ne diyeyim ki şimdi? Sen abartma sanatında usta olduğunu kabul etsen daha iyi olacak kardeş bence:) Daha bugün gördüm seni. Akıllı bi şeydin vallahi:)
    Kendine haksızlık etme... Abarttım biraz de.. Anlaşalım olmaz mı:=)

    YanıtlaSil
  4. Evet vildancığım :)
    Biraz abartıyorum gerçekten de .
    mesela dört katlı olduğunu..lambrileri falan abattım ama diğerleri doğru idi.
    Hem..abartınca daha masalsı oluyor ve gelecekte geçmiş zaman aklımda daha hoş kalıyor. Nasıl buluş ama?
    Tabi bunun için abarttığın masalsı düşünceye inanman lazım önce.
    Ve gelecekte bunları anlatırken yanında biri abartıyorsun demiyecek.
    Anlaştıkmı vildancığım :) gelecekte sakın abartıyorsun deme ki.. hayal gücüne inanan biri olduğum anlaşılmasın kardeşciğim emi.
    Kim demiş? biri demiş..:)
    Hayatta acıtan bunca gerçek varken..güzel bir yalana inanmanın nesi kötü (gibi bir şey).
    sevgiler

    YanıtlaSil
  5. objektif OYA27 Şubat, 2010

    yok yok abartı yok.yaaa kabul edin artık... sen sağ ben selamet..

    YanıtlaSil

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı