30 Haziran 2010 Çarşamba

BABA KAYBI

Babamı 14 haziranda kaybettik. Galiba ilk defa bugün tam olarak algıladım. Daha önceki telaşlar prosedürler vazifeler yüzünden hiç kendimle kalamamışım.

Babamın hep hedefleri oldu. Emekli olmak, evlatlarının mutluluğunu görmek, torunlarını görmek, torunun evliliğini ve çocuğunu görmek.
En son 100 yaşında olmayı hedeflemişti. Başardıda.
Dogum gününden itibaren kendisini bıraktı ve bir ay sonra yaşamını tamamladı.
Böyle bir anlatım yaşananların binde biri bile olamaz.

Ben babamı önce baba olarak tanıdım. Sonra arkadaş olarak yaşadım. Dost oldum alınganlıkları pişmanlıkları sevgi ve öğünçlerini oğrendim. En son günlerde evladım gibi olmuştu. Bütün ihtimam saygı sevgi ve şefkatimi verdim. Korudum kolladım sakındım. Ondan tüm öğrendiklerimi yaptım.
Toprakta nasıl yattığına baktım en son. Temiz rahat huzurlu olduğunu hissettim.

Evimizedeyiz günlerdir. Sanki babam da bizlerle birlikte. Şakaları, disiplini, prensipleri, dikteleri, hala içimizde yaşıyor.
Böyle ölmek olurmu.?
Galiba babam hala bize şaka yapıyor.

Dileğim odur ki babanızı tanıyın. Bu hakkı kendinize ve ona tanıyın
Onun sert ve mesafeli durduğuna inanmayın. Her insan bir kere bile olsa yüreğini en yakınlarına açmak ve anlaşılmak ister.
Nur içinde yat babacığım
Buradan size ne desem az kalır. Siz en iyisi gönlümü okuyun oradan. :):))
Sevgilerimle.

5 yorum:

  1. Canım, ben senin yüreğinin içini gayet iyi görebiliyorum biliyor musun? Ayan beyan hem de.. İşte Celal Amca orada.. Ben seni evden kaçırmaya gelmişim gene.. Celal Amca sesleniyor: "karanlık olmadan gelin, kimseye takılmayın, sakın geç kalmayın!" Ben her seferinde sahi sanıyorum. Küçük kızlar gibi kıkırdaşıp evden çıkıyoruz seninle.. Ne tatlı adamdı Celal Amca.. Dilek Vildan diye bir kız arkadaşı mı varmış zamanında ne? Yanlış mı hatırlıyorum:) Bi dedikodusunu yapalım olmaz mı seninle:)) Canımsın... Gel bi kahve içelim, haydi!

    YanıtlaSil
  2. Sağol vildancığım. Evet gerçekten de yeni mezun günlerinde çalıştığı yerdeki müdürün üç kızı varmış. Vildan, Sühran, Şükran diye. Müdürün ona ne kadar abilik yaptığını, evlerinde ne çok yemeğe çağırdıklarını anlatır. Bir de Sühranla Şükranı anlatır. Ama Vildan dan hiç söz etmezdi. Bir gün sordum
    -Vildan nasıldı?
    suç işlerken yakalanmış gibi oldu
    -En büyükleri idi (geçiştirerek)
    -Güzelmiydi?
    -Çok güzeldi (sanki nefesi kesildi bunu derken. Mahcup ve kırık )
    Üsteleyemedim artık.
    Sevgiyle kal.. sevgili babamın.. sevgili sevdiceğinin adaşı :))

    YanıtlaSil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. Dilek, başın sağolsun...

    Yazdıkların içime işledi, bunu demek istedim...

    YanıtlaSil
  5. Teşekkürler Neptüncüğüm. Beni arada okudugunu bilmiyordum.
    Herşey gönlünce olsun.
    Sağlık ve sevgiler arkadaşım.

    YanıtlaSil

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı