21 Mayıs 2011 Cumartesi

Aklıma geldi.

Birden aklıma geldi.. nerden geldi ise. Oysa tv de Ferideyi izliyordum. Dedimki;
-Belki benim de istidadım vardır. Hiç denemedim ki..
Fırladım yerimden. Mutfaktaki çatal kaşık çekmecesini açtığım gibi en adisinden bir kaç metali aldım
Acaba bende de metalleri mıknatıs gibi çekme özelliğim varmı.
Kendime yapıştıracağım. Hele bir deniyim. Belki vardır benim de sıra dışı bir özelliğim.

Okulumun eski mezunlar toplantısı vardı. Aradan tam 32 sene geçmişti. Başka şehire taşındığım için hepsinden uzak kalmıştım. Kararlıydım katılacaktım.
Önce iki arkadaş buluştuk. Sonra üç olduk. 
Sevinç içinde boğaz köprüsünden geçerken camı açıp
_Bekle beni istanbulll  diye bağırdım. Neşeyle güldük.
Sonra üçümüz birden bagırdık çığlık çığlığa.
-Seni seviyoruz istanbulll!!!
-Bekle bizi geliyoruzzz!!
Hava güzel..güneş pırılpırıl..gökyüzü mavi.
Okuluma yaklaştıkça ne gariptirki yaşça da küçülüyordum sanki.
Cıvıtmak istiyordum.
Biraz da camdan dışarı ''İmdatt bizi kaçırıyorlar!! '' diye bağırdıktan sonra okulumuza geldik.

Okulum beni görünce bir sevindi..
Sandım ki taşları tuğlaları, içleirnde sakladıkları hatıraları ile bana sarıldılar. Beni tanıdılar.
Binaların içleri cok değişmiş güzelleşmişti ama şöyle dediler inanın
-Sen bu gösterişimize bakma.. biz yine senin bildiğin gibiyiz. En güzel günlerimizi seninle yaşadık.
Ehh.. Dolmabahçe sarayının odaları ne de olsa. Asıllarını inkar etmiyorlar.
Yoksa ben saraylımıyım.

Daldım kalabalığa. Hepsi benim dönemimin yaşıtım insanları. Kendimi capraz bulmacada hissettim.
Baktığım kimseyi tanıyamadım önce. Sonra teker teker bulmaya başladım.
Arkadaşlarım..büyüklerim..hocalarım.
Hepsi bir değerdi..farklı bir tarih barındırıyorlardı .
Kendimi eski arabalar galerisinde hissettim.
Bazıları çok iyi bakılmışlar..bazıları dökülüyor..bazıları trafikten men edilmişler.
Ama yine de bir günlüğüne ralliye hazırlanmış gibiydiler.
Ben aralarında ne markaydım acaba. Sakın saray faytonu olmiyim.
Yok ya sevmedim ben bu benzetmeleri.
Toparlıyorum. Herkes harikaydı. Gençlere taş çıkarıldı
Helal olsun bize valla. Yine olsun yine giderim.

Bu arada çatal bıçaklar üzerime yapışmadı. Hepsi şıngır mıngır yere düştü durdu.
Edinemedim kendime sıradışı bir mağrifet.
Saraylı da değilmişim :(
Gözlerimi pörtletmeyi  denesem
Ben en iyisi yazılarıma devam ediyim bari.
* Mutluluk geçmişte saklıymış. ( -normall..gelecekte saklı olamaz ki..)


2 yorum:

  1. Vay canına sayın seyirciler! Bu kadar yazının sonu "mutluluk geçmişte saklıymış" diye bitiyor öyle mi? Eski okul arkadaşlarınız zamanında mı saklı yani?

    Aaaa! Küstüm konuşmuyorum! Bugünkü arkadaşlarınızla yaşadığınız mutluluk ne oluyor peki? Gelecekte mi duyacağız ağzınızdan böyle sözleri:)) Olmaz kiii:))

    YanıtlaSil
  2. Olurmu hiç Vildancığım
    Bir saniye öncesinden başlayıp geçmiş zamanlara doğru uzanıyor anlamında. En çok hatırlanılanı yakın zaman arkadaşlarından ve ailemden başlıyor.
    Sanırım anlaştık :)
    Düne ait ne varsa geçmiş değilmidir.
    Hadi gel bugun neler yaptık konuşup gülüşelim.. Yarını planlıyalım..dünü analım
    Barıştık diymiii.. diymiii..
    Yaa.. biliyordum şaka yaptığını.

    YanıtlaSil

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı