20 Ağustos 2011 Cumartesi

kedili gün

Dışarda yağmur var. Arkadaşım dişimi tamir ediyor. Nasıl işine hakim ve sakin. Güven veriyor.
Yağmur hızlandı.Şakır şakır. Tam uyku havası..Uyunmazki..ağzında harfiyat var.
Arkadaşım bir taraftan da anlatıyor sakin sakin. Sanki terapi koltuğundayım.
Cihazin sesi fon oluşturuyor. (desemde üçbuçuk atıyorum)
Derken ince keskin sesler karıştı fona.
-Bu ne ki? der gibi baktım
-Kedi miyavlıyor.
Dişimi bıraktık. Gerçekten yavru kediler.. miyavlamıyor adeta çığlık atıyorlar.
Islanıyorlar. Tam camın altındalar. Gül ağacı onları korumaya yetmiyor.
Anne kedi az uzağa sığınmış bize bakıyor. Sanki yardım istiyor.
Arkadaşım hiç tereddütsüz dişçi önlüğünü aldığı gibi kedilerin üstüne yaydı.
Bir yanını pencereye tutturarak tente gibi yaptı onlara. Sesleri kesildi.
Biraz sonrada yağmur kesildi.
Baktık anne kedi yavrularının yanına gitmiş onları emziriyor.


İçimiz rahat, benim tedavime döndük.
Ama yağmur tekrardan öyle bir başladı ki kedilerin sığındığı yer su doldu.
Anne kedi ne yapacağını bilemedi. Kaçtı gitti.


Arkadaşım bir kutu buldu. pencere den atladı. Yavruları kutuya aldı. muayenehanesinin sandalyesini pencerenin altına koydu. kutuyu üzerine koydu. en üste de muşamba gerip köşelerini uçmaması için tutturdu
Tırmanarak içeriye atladı. (yoksa arkadaşımdada kedilikmi var.)
Eller yıkandı..üstler değişti..Benim dişim tamamlandı.
Anne kedi uzaktan bakıyor..heryer göl..kediler çığlık çığlığa anneyi çağırıyor.
Güvenli kuru bir yer kalmadı ki bahçede. Kediler kutuda..kutu sandalyede.. üstünde naylon.
Arkadaşım durdu..durdu..ama duramadı.
Pencereden uzandığı gibi sandalyeyle birlikte kedileri içeri çekti.
Kutuyu yüklendiği gibi sokak kapısından çıkıp bitişikteki erkek kuaförüne girdi.
Değirmenderenin bağrından çıkıp yetişmiş bu delikanlı oğlumuz gerçek bir hayvanseverdir.

Konuşmalarını duyuyorum.
-Off yaa..Tamam Abla. Kuruturum ben onları. Bakarım.
Eminim bakar.


Zaten daha öncede kaç kere gördüm dükkanının bir köşesinde bir kedi yuvası ve çok küçücük kediler olduğunu.


Değirmenderemiz genellikle böyledir.
Hele köpeklerle halk arasındaki sevgi ve anlayış inanılmazdır.
İnsanlardan asla zarar gelmeyeceğine inandıkları için sere serpe bir yaya kaldıırımının üzerinde uykuya dalabilirler. Çünkü burada insanlar daha bebekliklerinden güvercinlerimize yem vermekle..martılara simit atmakla .. çiçekleri..sanatı sevmekle terbiye edilirler..selamlaşmayı öğrenirler.
Umarım hep böyle oluruz. Bu gelenek hiç değişmez.

* Kedi yavruları ne mi oldu.Öğrendik ki yağmur durup sular çekilince anne kedi gelip bulmuş yavrularını. Sonra teker teker taşımış kendisinin güvendiği bir yere :)




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı