14 Nisan 2012 Cumartesi

Çınarlar Çatırdıyor

Enteresan bir rüya gördüm.
Çocukluğumda altında oynadığım çınar ağacı kökünden devrildi.
Asırlık çınar ağacından öyle bir çatırtı yükseldi ki..
Ağaç yere yatmışken bile çatırtıları devam ediyordu. 
Sanki can çekişiyordu. 
Sesler gittikçe hafifledi ve dindi. 
Ağaç gittikçe ufalandıı.. yer ile yeksan oldu.
Kalakaldım. 
Ağacın dallarının  yayıldığı yerde masmavi bir boşluk hakimdi. 
O boşluk sanki yüreğimde de oluştu o anda.
Koşarak arkadaki kulübeye gitmek istedim ama..
Kulübenin kapısını bulamadım.
Ne sığınacak bir kapım .. ne tutunacak bir dalım vardı. 
Çaresizdim.
Telefonun acı sesi ile uyandım. 
Konuşamayacaktım. Kalbim çarpıyordı.
Kapat düğmesi ile aramayı red ettim. 
O sırada annem uyandı. Yanına koştum.
Düşmesin diye yardımcı olmaya çalışırken 
beynim rüyaya devam ediyor..
Telefon ise ısrarla çalıyordu.. 
Kim olduğuna bakmadan yine red ettim.
Kendime ait olmayan bir sesle annemi biraz daha yatmaya ikna ettim.
Tekrar rüyama uyudum.
Uyandığımda kendi odamda kendi yatağımda idim. Sevindim.
*
Kayınvalidemi 6 ay önce kaybettikten sonra zor günler başlamıştı.
Vicdanımız hiç rahat etmiyordı. 
Çünkü çare bulamamış..özel bakım gerektiren 
Kayınpederimizi özel bir huzur evine yatırmıştık.
 Ama o kadar güzel ve özel bir yerdi ki.. 
kendim için bile ilerde orayı düşünür olmuştum. 
Sık sık telefonla arayıp moralini yükseltiyor..
hatta kıkır kıkır güldürüyordum onu. 
Moralliydi.. ümitliydi.
Yaz gelince onu da alıp hep beraber yazlığına gidecektik. 
-Oranın havası yarar bana Dilekciğim diyordu.
-Eserciğimin kız arkadaşı varmı diyordu.
 Ben de varsa da yoksa da kafadan hikayeler uyduruyordum. onlarla avunuyordu.
Hemşiresinden iyi haberler alıyordum. 
-Hüseyin Amca dün gece eğlenceye katıldı. Oynadı..davudi sesiyle şarkı söyledi.
*
Yatagımda doğrulurken..
Daha rüyamı hayra yoramamıştım.. 
Daha çayı koymamıştım. 
Kimlerin aradığına da bakmamıştım daha ki..
Telefon tekrar çaldı. 
Eniştem arıyordu. sesinden tanıdım.
-Başımız sağolsun Dilekciğim 
-Nassı yane..anlamadım ki??
Hiç hazırlıklı olmayınca insanın algıları mı tıkanıyor ne?
-Kalp krizi imiş.

Otoriteye karşı gelinmez. Vardır bir bilinen.
Benim küçücük beynim buna yorum yapamaz.
Bana dediler ki..
-anne babasına.. eşi ve büyük oğluna kavuştu.. mutludur şimdi.
İnandım.
Canı gönülden mutlu olmasını..günahları varsa affolmasını diledim.
*
Hüseyin Özkoçak
Dogum : 1931  Konya
Vefat   : 2012 Ankara
Özelliği:  Dürüst Çalışkan Akıllı Duygusal
Oğlu : Levent
Torunları: Eser - Orçun








1 yorum:

  1. Selam Dilek,
    Tam rüyanda gördüğün gibi bir çınar daha devrildi.
    Hüseyin Amca da uçtu gitti. İnsanın ölümlü olduğunu bilerek yaşaması ne acayip bir vaziyet değil mi? Her ölen, kalanların yüreklerinde bir boşluk bırakıyor elbet. Hani bazen insanın sıcak havada bile içi titrer ya, sanırım bu hal, gidenleri özlediğimize delalet. Sevgiler.

    YanıtlaSil

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı